AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Forum'u uzun bir süreliğine kapatma kararı aldım.
Görüşmek üzere!


 
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
FZ Style
50 Adet Style
2 Adet Güzel Texture(:
Güzel Textureler
Texture serisi 2 :)
Oracle'dan 3000$ odullu yarisma!!!
Çok hoş Textureler. =)
Base ->>> Texture
Hoş Textureler (:
''Çok Güzel İşinize Yarayacak Textureler''
C.tesi Ara. 20, 2014 10:53 am
C.tesi Ara. 20, 2014 10:48 am
Cuma Tem. 25, 2014 1:24 pm
Cuma Tem. 25, 2014 1:24 pm
Cuma Tem. 25, 2014 1:23 pm
Cuma Mart 22, 2013 8:35 pm
Paz Mart 10, 2013 7:39 am
Salı Mart 05, 2013 8:34 am
Salı Mart 05, 2013 8:33 am
Salı Mart 05, 2013 8:09 am
cecen68
cecen68
cnythlvc
cnythlvc
cnythlvc
cansuyaman
yavuz54591
GF5
GF5
GF5

•Şu an ''Batman: Arkham City İnceleme'' konusunu incelemektesiniz.


Volfurem Forum'daki "Batman: Arkham City İnceleme" konusunu beğendin mi ? Paylaş.

FacebookTwitterEmailWindows LiveTechnoratiDeliciousDiggStumbleponMyspaceLikedin

• Reklam Alanımız:
Paylaş|

Batman: Arkham City İnceleme

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Furkan
Eski Yetkili!
Eski Yetkili!
avatar
Futbolcu
Puan : 416
Uyarı : Uyarı Yok
Mesaj Sayısı : 213
Rep Puanı : 0
Kayıt tarihi : 04/06/11

MesajKonu: Batman: Arkham City İnceleme Paz Tem. 22, 2012 10:01 am

“Ama bio’lar güzel!” 2009 yılında Arkham Asylum’un demosu hakkında Uğur’la konuşurken demoyla ilgili böyle dalga geçmişti kendisi. Ama oldukça haklıydı: Arkham Asylum’un demosu, zaten ana karakteri bir çizgi roman karakteri olan her oyunun başka bir hayal kırıklığı olmasına alışmış bünyelerimize pek farklı gelmemişti açık söylemek gerekirse. Ancak ben oyun sektörünün hiç durmadan hepimizi hayal kırıklığına uğratmasına rağmen keriz optimistliğimi takındım ve oyunun yine de iyi olabileceğini söyledim Uğur’a (bu arkadaşlık tarihimizde benim haklı çıktığım tek tartışmadır ve her seferinde “Batman: Arkham Asylum’da haklıydım ama” derim). O da “biolar falan güzel işte” diyerek oyunun sıradan olabileceğinden dem vurmuştu aslında. Daha sonra “biolar falan güzel” lafı aramızda “sıradan oyun” anlamına kavuştu (örnek olarak diyalogla göstereyim: “Rage nasıl oyun abi?” “Biolar falan güzel işte”).


Delici bakışlar...

2008′in Batman: Arkham Asylum’da güzel olan bio’lardan çok daha fazlasıydı oysa. Oyunda Kara Şovalye’nin acımasız dünyası bütün karanlığıyla yansıtılmış, renkli bir sanat anlayışından ısrarla kaçınılıp çizgi romanlarla gerçek dünya arasında, gerçek dünyaya daha yakın çok hoş bir tat yakalanmış, bizim ülkemizde de ATV ve Kanal D’de yayınlanan Batman: The Animated Series animasyon filminde Joker’i seslendiren Mark Hamill’i ve Batman’i seslendiren Kevin Conroy’u rollerine koyulmuş (sadece bir an için seslendirmeyi yapanın Christian Bale olduğunu düşünün, oyun şu anda aldığı notun yarısını falan alırdı heralde sırf o yüzden), 90′ların gotik mimarisi modern mimari ile birleştirilmiş, Serbest Akış (FreeFlow) adı verilen ve sadece iki tuşa basarak kareografi anlamında dövüş filmlerine taş çıkartacak hareketleri yapabildiğimiz bir dövüş sistemi getirilmiş ve küçük büyük, genç yaşlı demeden her Batman hayranını bir şekilde tatmin etmişti Arkham Asylum. Özellikle yoğun atmosferine, klostrofobik ortamlarına ve gizlilik kısımlarına bayılmıştım Arkham Asylum’un. Batman’in avcı yanını ilk defa bu kadar güzel yansıtmışlardı bir oyunda: her türlü yapıdan aşağıya sarkıp düşmanları yakalayıp ve ayaklarından bağlayıp aşağıya sarkıtabiliyor veya üzerlerine tekme atarak uçabiliyorduk.



Bunun yanında eğer yüzde yüz tamamlamak istiyorsanız inanılmaz derecede fazla içerik vardı oyunda, isterseniz Riddler’ın etrafta bıraktığı bilmeceleri yanıtlayabiliyor/ulaşılması zor yerlere yerleştirdiği ödülleri toplamaya çalışabiliyor, isterseniz Joker’in etrafta gezen ve sinir bozucu sesler çıkaran ayaklı takma dişlerinin peşine düşebiliyordunuz. Bütün bunları yaparak Arkham Asylum’la saatlerinizi, belki de günlerinizi geçirebilirdiniz: İçerik olarak beş saatte tamamen biten oyunları eleştirircesine dopdolu bir oyundu Arkham Asylum, oyuncuyu her koşulda tatmin eden bir yapımdı.


İkinci oyunun varlığına dair ipuçları aslında Arkham Asylum’un içinde yer almasına rağmen kimse oyunun çıkışından aylar sonrasına kadar bulamadı, ta ki yapımcılar kendileri Quinciy Sharp’ın ofisindeki gizli odayı ortaya çıkarana kadar (ki Dedektif Görüşü’nde “yıkılabilir” olarak gözükmeyen, hem de patlatmak için üç kere patlayıcı jel sıkılmasını gerektiren bir odayı heralde sadece oyundaki her duvara üç kere patlayıcı sıkıp patlatan bir manyak bulabilirdi). Evet, Arkham City aslında Arkham Asylum’un yapımından beri yapımcı Rocksteady Studios’un aklında olan projeydi: Kaçıkları ve suçluları bir arada tutmak için Gotham City’nin kuzeyini kapatıp bu mega-hapishanenin başına Batman’in gerçek kimliğini bilen bir adamı koymak orta büyüklükte bir alanda geçen açık dünya bir Batman oyunu için harika bir sahne hazırlamak demekti ne de olsa. Peki kağıt-kalem üzerinde muhteşem görünen bu fikir ne kadar güzel işlenmiş? Bu sorunun cevabı ilerleyen sayfalarda (bir daha ki sefere sorunun cevabını direk burada vereceğim, yeter artık)…


Not alıntıdır


Repe Gerek yok.Teşşekür yeter [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Batman: Arkham City İnceleme

ChatBox!ChatBox!
Mesaj yazmadan önce Forum Kuralları'nı okumayı unutmayın! Teşekkürler.


Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Oyun İncelemeleri-


kişi bu konuyu beğendi...

~Volfurem Forum/Volfurem.com~
http://img708.imageshack.us/img708/2792/200gt.png